“Always read stuff that will make you look good if you die in the middle of it.”
PJ O’Rourke

zorunda miyam?

  • x: abi ya hani ali'nin elinden saksafon sesi cikarttigi pihani parcasinin adi neydi?
  • y: sirasi diil abi.
  • x: ha ya peki ben. neyse.

yasadigi yeri terketme arzusundaki insan mutsuz insandir (kundera).

ben yasadigim yeri terketmek istemiyorum.

ama bu benim mutlu oldugum anlamina gelmiyor.

ben gitmesem bu sehir gidecek belki, sevdigim insanlar gidecek. ben gitmesem galata kulesini yikacaklar, ben gitmesem 3. kopruyu kuracaklar. ben gitmesem ayaklarimin altindan dogdugum sehri, ait oldugum ulkeyi alacaklar. 

benim gitmem lazim. 

topyekün

iyi bir seyler okuyunca canim iyi bir seyler yazmak istiyor. okudugum cok az yazar kadar iyi oldum; ama zaten galiba olmasi gereken bu.

bir dizi, bir filmin etkisinde kaldiktan sonra ayaga kalkip bir yere giderken kendimi izledigim seydeki en begendigim karaktermisim gibi hissediyorum ve bununla bir problemim yok.

her hangi bir eski sevgilim bir kitap yazsa 8 kere okurdum hayatinda ne iz biraktim acaba nereyi beni dusunerek yazdi diye. ama sanmiyorum bir kitap yazsam icinde eski sevgililerimden izler olsun. neler yaziyoruz da o mesajlar gitmesini umdugumuz kisilere hicbir zaman gitmezken aklimizdan gecmemis insanlara neler dusunduruyor.

ben seneye turkceden baska bir dil konusulan ve benim ikinci sinif vatandas oldugumu dusunen insanlarin arasina sirf su an kurdugumu bile hatirlamadigim hayallerim oldugu icin gitmek istemiyorum. ben disinda kimsenin de benden boyle bir talebi yok ve ben gidicem. neden.

cunku essegin.

“abi sen kizsin, cantanda islak mendil tasiman lazim..”
erkek arkadasim
“Babamin Mac aldigini kesinlikle dusunemiyorum. Adam 5 yilda anca ogrendi carpinin sag ust kosede oldugunu, sen al o carpiyi git sol koseye koy. Olacak is degil..”
Serra

az önce lab’da çişim geldi. ben de tuvalete gittim. işedikten sonra elime sabun alırken zaman harcayıp sabunun özelliklerini ne kadar antibakteriyel olduğu bilgilerini falan okudum. o sırada bundan 10 yıl falan önce balede bi hareketi yapamadığımda, bütün hocalar bana piyanonun sesini bastırırcasına aynı anda hakaret ederek bağırırken kendime yapamadığım için sinirlenip tekrar başlamak için derin nefes almışken piyanonun durup en sevdiğim hocamın yanıma yaklaşıp “SEN BANA NASIL ÜFLERSİN” diye bağırıp 20 kişilik sınıfın önünde neler neler deyip aşağıladığı zaman geldi.

nasıl saygısız olduğumu sadece ondan duydum hayatım boyunca, bir de anneannemden. şimdi olsa geçer karşısına, “hocam ben size nasıl saygısızlık yapar nasıl üflerim, 13 yıldır haftada 6 saat buraya gelip diğer arkadaşlarımdan vücutsal olarak bu kadar yetersizken hepsinden daha çok uğraşıp ayak uydurmak için çaba harcadığımı görüyorsunuz, biliyorum; ama nasıl size üflediğimi düşünüp kendime kızdığımı göremiyorsunuz..” derdim. onun yerine hüngür hüngür ağlayıp hıçkırıklarımın arasında kesik kesik “ben kendime üfledim ben yemin ederim” diyordum.

çok yalnız kaldım ve 21 yıllık hayatımda çok anı var, istanbul’a dönme zamanım da geldi geçiyor. baleyi de allah belamı versin çok özledim. yemin ederim. 

amerika’da apple internet sitesi üzerinden macbook pro ve case aldım, bulunduğum üniversitenin accountundan aldığım için de hediye olarak $100 hediye çeki verdi. iyi dedim ship dedim.

hediye çekini united states postal service ile, case’i ups ile, bilgisayarı ise fedex ile 3 ayrı günde yolladı.

teşekkürler apple. parçaları elime çabuk ulaştırmak için sürekli kargo yolu gözleyen bir maymuna dönüştürdüğün için beni. hala da tamamlayamadım seriyi amk yarın gidip fedexten bilgisayarı alıcam ben işteyken gelmişler bugün yine..

ben bu sene ocak’ta mutsuzluktan ölmemek için 2 gün arayla Diyarbakır ve Hollanda gezileri ayarlamadan önce gezmeyi bu kadar sevdiğimi bilmiyordum. şimdi az sonra trene binip 4 saat yolculukla New Haven’a gidicem 1 günlüğüne. haftaya da New York’a yine 1 günlüğüne. 2 eylülde İstanbul’a dönüyorum 2,5 ay Philadelphia’dan sonra, 8inde de uçağım var Doğu Anadolu turumuzun başlangıç şehrine. Tur pek bir şey değil ama 2 ülke 5 şehir. 

baştan bileydim gezmeyi bu kadar sevdiğimi daha gezerdim ya. neyse artık bundan sonraki seferlere. insan “iyi ki mutsuz olmuşum” bile diyor ya bazen. hayatçokacayipvapurlarfalan.